18 Nisan 2015 Cumartesi

Bizim Kızlar

 

      İşte Bizim Kızlar da karşınızda. Her yerde paylaşıp duruyorum bu fotoğrafı. Hemen hikayeyi anlatmaya koyulayım.  
    İlk olarak Simge'den başlamak istiyorum. Simge'yi Tales of Twisted Fibers isimli bir blogda bulduğun free patern'le yaptım. Kime hediye etmeyi planladığımı hatırlamıyorum ama Simge bittiğinde artık sadece bir oyuncak değildi benim için. Simge benim bir parçam oluvermişti. O yüzdendir ki onu satamadım ve kimseye hediye edemedim. Ama şu surata bakar mısınız! Onu sevmemek imkansız olmalı! 

   Daha sonra Tanya doğdu. Boncuk boncuk yeşil gözleri ve kıvırcık saçlarıyla bu adı aldı. Kendisi Rus. Kadın hakları savunucusu. Bir ara Femen'e katılmayı kafaya koyduysa da hayat şartları ve mahalle baskısı bunu imkansızlaştırmış.
  
Mine. Dişlerimizin en dış tabakası. Vücudumuzun en sert dokusu. 

Ece. Kraliçe demekmiş.  Melez kraliçe Ece. Biraz Afrikalı, biraz Kafkas, biraz Alman, biraz Türk. Ne olduğunu anlayamadığımız o ırk denen şeylerin hepsinden biraz biraz işte. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder